GENÇLERDE ANKSIYETE, PANIK ATAK VE ADHD’NIN ARTIŞI: NEDENLERI VE ÇÖZÜMLER
Son yıllarda gençler arasında anksiyete, panik atak ve Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (ADHD) vakalarının giderek arttığı gözlemlenmektedir. Eskiden daha nadir duyulan bu rahatsızlıklar artık yaygın hale gelmiş ve pek çok genç bu sorunlarla mücadele etmektedir. Tabii ki, bu durumların tanısını koymak ve
Tatlı Yemenin En Zararsız Yolu: Bilimsel ve Pratik Yöntemler
Tatlıdan Vazgeçmek Zorunda Değilsiniz! Tatlı yemek çoğu zaman suçluluk hissi uyandırsa da, hayat sadece brokoli ve sağlıklı yiyeceklerle geçmiyor. Arada bir tatlı kaçamağı yapmak hepimizin hakkı. Ancak önemli olan, bu kaçamakları daha az zararlı hale getirmek. Peki, tatlı yemenin en masum yolu nedir?
İLKBAHAR MUCİZESİ
Baharın ne kadar farkındasınız acaba? Ya da ben sizler kadar farkında mıyım acaba? Her bir bitkiden fışkırırcasına çıkan yeni sürgünler, yapraklar, rengarenk çiçekler beni inanılmaz heyecanlandırıyor. Nerede ve nasıl başladı bilmiyorum ama küçüklüğümden beri bitkilere çok meraklıyım. Gözlem yapmaya, uzun süreler eşsiz güzelliklerine,
ZAYIFLARKEN KAS KAYBINI ÖNLEMENİN BİLİMSEL YOLLARI
Zayıflarken Kas Kaybını Önlemenin Bilimsel Yolları Kilo vermek isteyen birçok kişi, sadece yağ kaybetmek yerine kas kaybettiğinden şikayet eder. Kas kaybı, metabolizmayı yavaşlatabilir ve vücudun sıkı görünümünü kaybetmesine neden olabilir. Peki, zayıflarken kas kaybını önlemek için ne yapmalıyız? İşte bilimsel açıklamalar ve pratik
HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN ANATOMİSİ: NEDEN DAHA TAHAMMÜLSÜZ BİR TOPLUM HALİNE GELDİK?
Günümüzde toplumsal hoşgörüsüzlük giderek artan bir sorun haline gelmiştir. İnsanlar farklı görüşlere, kimliklere ve yaşam tarzlarına karşı daha az anlayış gösterirken, toplum içinde ayrışma ve çatışmalar derinleşmektedir. Peki, bizi bu noktaya getiren sebepler nelerdir? Hoşgörüsüzlüğün temel dinamiklerini sosyolojik, psikolojik ve kültürel açıdan ele
ASLAN BURCUNDA DOLUNAYIMIZ KUTLU OLSUN
Neleri kutluyorsunuz bu dolunay? Neler tamamına erdi hayatınızda? Yaşamınızın başrolünü almaya? Parlamaya hazır mısınız? 12 Şubat’ta Aslan burcunda parlayan dolunay, içimizdeki tutkuyu, özgüveni ve sahneye çıkma arzusunu tetikliyor. Artık kendimizi saklamak yerine, en parlak halimizle ortaya koyma zamanı! Kalbimizin sesini dinleyerek ilerlemek, bizi
“YAŞ 35, YOLUN YARISI” DER CAHİT SITKI TARANCI. BUGÜN BU 35 YAŞ, BELKİ 40-45, HATTA 50 OLDU.
“Yaş 35, yolun yarısı” der Cahit Sıtkı Tarancı. Bugün bu 35 yaş, belki 40-45, hatta 50 oldu. Hayatın birikimi, kültürü, tecrübesi bu yaşlarda zirveye yaklaşır. Üstelik hâlâ genç olmak da işin ikramiyesi! Bizim 40’lı yaşlarımız, 90’lı yılların başlarına denk geldi. Özal iktidarının sonlarına…
METABOLİZMAM HIZLI MI, YAVAŞ MI?
Genellikle metabolizmamızın hızlı mı, yavaş mı olduğunu sorgularız. Oysa asıl önemli olan, metabolik esnekliğe sahip olup olmadığımızdır. “Metabolizma yavaşladı” dediğimiz durum aslında bir yavaşlama değil, vücudun enerji kaynakları arasında verimli şekilde geçiş yapamamasıyla ilgilidir. Vücudumuz bir hibrit motor gibi çalışır ve iki ana
NEŞEYİ NEREDE BIRAKTIK?
Yankı Yazgan bir konuşmasında “mutluluk yaşanmaz, hatırlanır” diyor. Mutlu olduğumuz anlar zaman geçtikten sonra geriye baktığımızda anlaşılırmış. Yaşarken belki söylediğimiz günler, ileride geriye baktığımızda güzel bir hisle hatırlanırmış. Bu yüzden belki geriye özlemle bakıyoruz hep. Doğru mu diye düşündüm. Okula giderken herhangi bir
HAYATIMIZ MADDI VE MANEVI BIR ALIŞVERIŞTEN İBARETTIR
Hayat, aslında maddi ve manevi açıdan bir alışveriştir. Dini öğretiler, “En az aldığın kadarını ver,” der. Tasavvuf ise bir adım öteye geçerek “Aldırma; alsan da almasan da ver,” der. Bu felsefe, veren elin her zaman kazançlı olduğunu ve hayatın dengesiyle bizi düşündürür. Maddi
KUMRULAR GİBİ
Kumrular gibi deyimini çocukluğumuzdan beri sıkça duyarız. Öylesine kulağımızdan gelir geçer. Birbirine çok düşkün çiftler olarak düşünürüz; ben de öyle düşünürdüm. Ancak balkonumuzda ve pencere önünde bolca ziyaretçimiz olan kumruları izledikçe bu fikrim değişti, gelişti. Kumrular, o kadar çok şey anlatıyor ve öğretiyor
BİRAZ EMPATİ YAP!
Kendini benim yerime koy! Hiç empatik değilsin! Ne kadar da tanıdık cümleler, değil mi? Peki siz nasıl empati yapıyorsunuz? Kendinizi o kişinin yerine mi koyuyorsunuz? Eğer cevabınız “Evet” ise ne yapmış oluyorsunuz bilmiyorum; ama empati yapmadığınıza eminim. Neden mi? Uzmanlara göre empati, kendini
VARLIĞIN MUHTEŞEMLİĞİ
Hayata geldiğimiz ilk günü, anı hatirlayabilseydik, nasil olurdu? Annemizin karnindaki o konforlu alanda, resmen yediğimiz önümüzde, yemediğimiz ardımızda, keyfimiz pek yerindeyken, oradan cıkartılışımız, bize ne hissettirmistir acaba? Loş bir ortamdan florasanımsı ortama, sessiz sakinlikten bir çok kişinin sesinin olduğu hatta coğu zaman aynı
NE YEDİĞİMİZ DEĞİL NE ZAMAN YEDİĞİMİZ ÖNEMLİ
Sirkadiyen Ritm ve Sağlık Üzerine Etkileri Vücudumuz, dünya üzerinde hayatın temeli olan döngüsel düzenle uyumlu bir şekilde çalışan, biyolojik bir saate sahiptir. Bu biyolojik saat, sirkadiyen ritim olarak adlandırılır ve 24 saatlik bir zaman diliminde ışık, beslenme ve diğer çevresel faktörler tarafından yönetilir.
TÜRKIYE’DE BÜYÜK BIR YANLIŞ: “BIRAKIN ÇOCUĞUNUZ NE OKUMAK İSTIYORSA ONU OKUSUN”
Yıllardır çevreme, dostlarıma ve aileme anlatmaya çalıştığım bir gerçek var: Henüz 16-17 yaşında, hayat tecrübesi ve bilinç düzeyi tam olarak olgunlaşmamış gençlerin üniversite tercihlerini tamamen kendi haline bırakmak büyük bir hata. Bu gençler, üniversite tercihlerinde çoğunlukla rehberlikten yoksun kalıyor, bir bölüme giriyor, yıllarca
KALABALIK YALNIZLIK
TDK bu sene de yaklaşık 1 milyon vatandaşımızın oyu ile yılın kelimesini seçti. Kalabalık yalnızlık. Oldukça anlamlı, düşündürücü ve günümüz dünyasını daha fazla söze gerek duymadan betimler nitelikte olduğunu düşünüyorum. Cuk oturmuş dediklerinden. Açıkçası bu oylamaya 1 milyon civarı insanın katıldığını bilmiyordum; zira
KADIN KİMLİĞİ VE ORTAK PAYDADA BULUŞMA: İSLAMİ, LAİK, KÜRT VE TÜRK KADIN PERSPEKTİFLERİ ÜZERİNE
Kadın kimliği, bir toplumun kültürel, sosyal ve politik yapısının temel taşlarından biridir. Kadın olarak dünyaya gelmek, bir şans gibi görünse de, toplumsal roller ve beklentiler bu şansı karmaşık ve zorlayıcı bir hale getirebilir. Kadınlar eş, anne, iş kadını ya da çiftçi olmanın yanı
İLK GÖRÜŞTE AŞKA İNANIR MISINIZ?
Hani bazı insanlarla ilk karsilastiginizda, sanki ilk gibi gelmez. Çok tanıdıktır . Daha evvelden tanışmışsınız gibi hissedersiniz. Onu ilk gördügümde bire bir aynı hissi hissettim. Bence o da öyle hissetti. Kesin! Eminim! Çok belliydi. Hemen o gün tanıştık, kaynaştık, yakınlaştık. İlk defa bu
AN’DA KALALIM DEDİK, AN KAÇTI GİTTİ!
Hepimizin kulağına çalınmıştır: “An’da kal, zihnini temizle, farkında ol.” Çok havalı, değil mi? Ama durup düşününce, “Bu an dediğimiz şey tam olarak ne ve neden sürekli elimizden kaçıyor?” diye soruyor insan. Daha “Biraz sakinleşeyim” demeden aklımızda market listesi, yapılacak işler ve “Acaba Instagram’da
GENÇLİĞİN ATEŞİ Mİ, YAŞIN ÖZGÜVENİ Mİ?
İnsanlar çocukken bir an önce büyümek ister. Yaşlarını sorduğunuzda, genellikle olduklarından daha büyük söylerler. Onları düzelttiğinizde ise buna oldukça kızarlar. Bu büyüme isteğinin ardında, büyüklerin yaşamına özenmek ve özgürlük hissine duyulan bir özlem yatar. Yaş gerçekten 20 olduğunda, bu hisler somutlaşmaya başlar. Kişiye
YURTDIŞINDA ÇOCUK YETİŞTİRMEK
Son yıllarda bir çok insan farklı sebeplerle yurt dışına taşınmasının , çocuklarını yurt dışında yetiştirmenin yollarını arıyor. Bizimki bir arayışla veya istekle değil iş yerinin bizi yollaması ile oldu. Önce güzel yanları 🙂 -Çevrenden uzaklaşınca ve çekirdek aile olarak bir yere taşınınca ailecek
AYRIMCILIĞA BİR KARŞI DURUŞ
Günlük hayatımızda hikâyelerden çok ne var? Herkesin bir hikâyesi var. Eğer bu hikâyelerin ortak yönlerini birleştirebilseydik, insan olmanın gerçeğiyle, yani hakikatle yüzleşebilirdik. Aslında yapay zeka bunu yapabilir; ancak bunun için samimi ve cesur itiraflarla oluşturulacak verilere ihtiyaç var. Eğer bunu başarmak kolay olsaydı,
ULUSAL KANALLARIN BU MİLLETE NE GAREZİ VAR?
Tüm 1980 doğanlar gibi, hem seksenlerde hem de doksanlarda çocuk olma şansına sahip olanlardanım. Eğer travmatik durumlar yaşanmadıysa, düz ve normal bir çocukluk geçiren herkes, seksenler ve doksanların şahane yıllar olduğunda hemfikir olacaktır. Seksenler, Türkiye için bir geçiş dönemiydi. Haliyle, birden dış dünyaya
İYİLER BİRLEŞİRSE, KÖTÜLER YENİLİR Mİ?
Hayat aslında bir alışveriş; aldığın kadar ver ki hayata karşı borçlu kalma. İnsana, hayvana ve doğaya karşı her iyimser ya da kötümser dokunuş, bakış ve davranış, aslında hayatımızın biçimlenmesine bir ayna tutar. Çünkü bir döngü içindeyiz; ne düşünürsen, ne yaparsan, ne söylersen sana
GEÇMİŞTEN BUGÜNE 1
Levent, 1940’ların sonunda Emlak ve Kredi Bankası’nın yaklaşık 2.000 adet, irili ufaklı, hepsi bahçeli evlerden oluşan, zamanının son derece modern bir projesiydi. Ancak yerleşim yeri itibarıyla oldukça eleştiriliyordu. O dönemde şehir Şişli’de sona eriyordu ve bu projeden ev alanlar, “Bu insanların hiç aklı
BİRİ ZORBALIK MI DEDİ?
1980’lerde ve 1990’larda büyürken, bugünkü kadar yoğun bir zorbalık var mıydı, bilmiyorum. Zorbalık elbette her zaman vardı; ancak o zamanlar daha çocukça ve plansızdı. Mesela, sınıfın en çalışkan öğrencisinin masasına ot konulması gibi olaylar olurdu. Ya da bir süre benimle sürekli uğraşan bir
SOSYAL KUŞAKLAR
Sosyal Kuşakların Tanımı Kuşaklar, aynı dönemde doğan ve ortak sosyal, ekonomik, siyasi olayların etkisiyle benzer değerleri, inançları ve davranışları paylaşan insan topluluklarıdır. Araştırmacılar, kuşakların başlangıç ve bitiş tarihleri konusunda fikir birliğine varamamış olsalar da genel kabul gören yıl aralıkları kullanılır. Her kuşak, yaşadığı
İSTANBUL’DAN BODRUM’A TAŞINMAK: BÜYÜKŞEHİRDEN EGE’NİN SAKİN KOYLARINA YOLCULUK
İstanbul, her köşesinde ayrı bir hikaye barındıran ve kendine has enerjisiyle insanı büyüleyen bir şehir. Ama kabul edelim, bu kaotik büyünün bedeli zamanla çok ağırlaşabiliyor. Yoğun trafik, kalabalık caddeler, bitmeyen koşuşturma, yetişemiyorum hissi insanı bir süre sonra “ARTIK YETER” noktasına getirebiliyor. İşte tam
CANDOSTLAR
Bu köşemiz bizler dışındaki diğer canlıların farkındalığı için olacak. Özellikle evcilleştirdiğimiz kendimize dost yaptığımız hayvanlar. İzin verirseniz onlara haycanlar diyelim. Duyduğumda bu kelime tanımlama olarak çok hoşuma gitti. Zaten yüzyıllar önce evcilleştirip birlikte yaşamaya başladığımızda onlara ‘’dost’’ dedik. Yakın tarihlerde de ‘candostlar’ adını
GENÇLERİN GÖZÜYLE ETİK
Türkiye’nin genç etik liderlere ihtiyacı var. Her alanda, her konuda genç etik liderler yetiştirmeliyiz. Peki bu tür gençleri yetiştirmek kimlerin sorumluluğu? “Eli silah tutan herkesin” dediğinizi duyar gibi oldum. Tabi ki silahla yapılacak bir iş değil bu. Ancak size katılıyorum. Bu iş bir
AN-SIZIN
Gecen gün konuk olduğu bir TV programında, Meltem Cumbul, “fütursuz oyunculuk” kavramından bahsediyordu. Ve kavramı şöyle açıklıyordu: “Var olan alanda, karakterin, eser içindeki zorunlulukları, (davranış biçimleri, diğer karakterle ilişkileri) bir araya getirebilmek.. Bir nevi sürprizli oyunculuk. Örneğin; bir oyuncu, çekim sırasında, repliğini unutur
TOPLUMSAL DAYANIŞMANIN GÜCÜ: KOOPERATİFLER
Birlikten kuvvet doğar! Bu dünyayı üzerindeki her canlıyla paylaşmak zorunda olduğumuz gibi birlik olduğumuzda hayatı kolaylaştırdığımız da bir gerçektir. Kooperatifler de aslında, en basit anlamda birlikten kuvvet yaratmak üzere ortaya çıkmış kuruluşlardır. Demokratik yönetim ilkelerine dayanarak, insan ihtiyaçlarını karşılıklı yardımlaşma yoluyla gidermek üzere
BAŞARIYI ARAMAK
Ben 72 yaşında, kendini başarılı addetmiş bir bireyim. Hayatım boyunca başarıyı tanımlamak için klasik tanımlardan uzaklaşıp, kendi penceremden başarıya anlam kazandırmaya çalıştım. Bu yazıda da başarı kavramını, kendi bakış açımla sizlerle paylaşmak istiyorum. Ansiklopedilerde veya arama motorlarında “başarı” arandığında genelde “Bir işi belirli